İlknur Akpinar Yücedağ/ Temmuz 13, 2019/ gerçekmucizelerinmasalı/ 0 comments

netflix tarafından yayınlanan “Dark” dizisinin ilk sezonunun ana konusu bu soru üzerine kurgulanmış. Hikaye bir çocuğun kaybolması ile başlıyor. Bir nükleer santral yakınında bulunan kasabada, nesiller boyunca yaşayan dört ailenin heyecanlı cevap arayışlarıyla sezon boyunca sürükleniyorsunuz. Zekanızı ve dikkatinizi harekete geçiren bir yapım.

Dizi konusu Albert Einstein’ ın “İzafiyet Teorisi” ve Nietzsche’nin “Bengi Döngüsü” varsayımlarının etrafında şekilleniyor. Yeri gelmişken her iki teoriyi de basitçe özetleyelim:

Einstein’a göre zaman, mekan ve hareket birbirlerinden bağımsız değildir. İzafi olarak cisim aynı anda tüm döngüleri yaşar ve etkiler. ( araştırın)

Nietzsche ise, “Bengi Döngüsü” fikrini şu şekilde ifade eder: Kendi hayatımız, başımıza gelen her şey ve tüm yaşantılarımız kendini sürekli olarak tekrar ederler. ( araştırın)

DARK sadece bilimle ve felsefe ile yetinmemiş. Son yıllarda popülaritesi giderek artan ezoterik alana da el atmış. Dizi boyunca ziyaret edilen mağaranın içinde varsayılan “geçit kapısı” üzerinde şu cümleyi sık sık göreceksiniz: ” Sic Mundus Creatus Est”

“Sic Mundus Creatus Est ” ifadesinin dünyanın yaratılışı ile ilgili olduğu kesin. Ancak, bir deyim olarak aşağısı, yukarısı veya içerisi dışarısı aynıdır şeklinde karşınıza çıkabilir. Evreni bütüncül kavramanın basamaklarından biri. ( araştırın)

Bu teoriler etrafında başarılı bir kurgu ve etkileyici oyunculuk performanslarıyla tüm zamanların en iyileri arasına girmeye aday bir prodüksüyon DARK.

Dizinin 2. sezonu çok daha sürpriz bir kapanış yapıyor. Dünyamızdaki zaman çizelgesini evrene taşıyor ve”İnter Mundos“a geçiş yapıyor…

İlknur Akpınar Yücedağ

Share this Post

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>